Gregory House = Hugh Laurie

2004 yılında Amerika’da yayınlanmaya başlayan “House, M.D.” dizisi ile tanıştık Hugh Laurie ile… Bu yazı ile onu biraz daha yakından tanımaya çalışacağız 🙂

– Asıl adı James Hugh Calum Laurie.

-11 Haziran 1959 yılında Oxford’da dünyaya geldi. 4 kardeşin en küçüğü.

– Babası, William George Ranald Mundell Laurie de bir doktor ve 1948 olimpiyatlarında kürekte altın madalya kazanmış.

-Cambrigde’de antropoloji ve arkeoloji okudu. Babasının izinden giderek okulun kürek takımına katıldı ve başarılı sonuçlar elde etti.

-Cambridge’de okuduğu yıllarda yine aynı okulda öğrenci olan ünlü aktris Emma Thompson ile kısa süreli bir ilişkisi oldu.

-Emma Thompson aracılığıyla tanıştığı Stephen Fry ile “Blackadder”, “Jeeves and Wooster” ve “A Bit Of Fry and Laurie” gibi komedi şaheserlerine imza attı.

-Eşi Jo Green ile 1989 yılında evlendi. 2 oğlu ve bir kızı var: Charles Laurie (1988), William (Bill) Laurie (1990), and Rebecca Laurie (1992).

-Çok iyi piyano çalıyor.

-Clint Eastwood ve Steve McQueen hayranı.

-“Superman Returns” filmindeki “Perry White” rolünü canlandıracakmış ama dizinin çekimlerinin yoğunluğu yüzünden vazgeçmek zorunda kalmış.

-1997 yılında yazdığı ilk kitabı “The Gun Seller” bestseller oldu. 2007 Eylül ayında “The Paper Soldier” adlı ikinci kitabı piyasaya çıkacak.

-Motosikletlere çok meraklı. İlk motosikletini babası 16 yaşındayken hediye etmiş. “House” için Los Angeles’a gelince kendine bir “Triumph Bonneville” almış.

-Son zamanlarda kendine ilginç bir hobi edinmiş: “Boks”!

-Dizide “Wilson” karakterini canlandıran Robert Sean Leonard ile çok yakın arkadaşlar.

Reklamlar

“Denny Duquette” geri geliyor!

Ne McDreamy, ne de Mcsteamy! “Grey’s Anatomy” hayranları için varsa yoksa Denny Duquette! 🙂

“Grey’Anatomy”nin sıkı takipçileri kimden bahsettiğimi çok iyi biliyor. Hatırlanacağı üzere dizinin 2.sezon finalinde Izzie’ye evlenme teklifi ettikten hemen sonra ölmüştü Denny…

TV Guide’in verdiği habere göre “Denny” karakterini canlandıran “Jeffrey Dean Morgan” bu sezon 1 bölümde daha izleyicilerin karşısına çıkacak. Hala bir hayalet mi, flashback mi ya da başka bir karakter olarak mı karşımıza çıkacağı belirlenmiş değil, ama dizinin hayranlarının bu haber karşısında kayıtsız kalamayacağını biliyoruz !

Ne diyelim, teşekkürler ABC! 🙂

Lost “The Final Episode”

dizikeyfi’nin gelmiş geçmiş en önemli haberi için Matrix’ten bir repliği kullanmanın bu ana tam uyacağını düşünüyorum: “Başlangıcı olan herşeyin, bir sonu vardır.” İşte bizleri binbir merak içerisinde bırakan biricik Lost’umuzun son bölümünden son sahneler… Kate, Jack mi? Sawyer mı? sorusuna cevabı veriyor, Sayid sonunda doğru soruları, doğru kişiye soruyor ve Ben Linus sonunda adanın gerçek gizemini Sayid’e açıklıyor… Gerçekten de herşeye değermiş… Meğer herşeyin saşırtıcı ve sadece tek ve basit bir cevabı varmış…

Ve Sayid’in son dediğini tekrarlayalım: “My money was on purgatory” 🙂